Skip to content

Filtreleme Seçenekleri
Metin :
Arama Kriteri :
Bölge/ülke :
Ürün Grubu/Ürün :
Haber Türü :
Favorilerim:
 

2015’ten öne çıkan satır başları

ChemOrbis Editör Ekibi - content@chemorbis.com
  • 30/12/2015 (12:03)
2016 için geri sayım başlamışken, petrokimya piyasalarında 2015’in öne çıkan gündem maddeleri nelerdi? En çarpıcı gelişme, hiç şüphesiz petrol fiyatlarındaki yeni düşük rekorlar oldu. Bunu ticareti olumsuz etkileyen makro-ekonomik faktörler takip ederken; Çin’in artan yurtiçi kapasitesi, Avrupa’da yaşanan benzersiz üretim duruşları, etilenin Asya ve Amerika’da izlediği seyir ve sektörün geçirdiği bazı önemli konsolidasyonlar diğer önemli gelişmeler olarak karşımıza çıktı.

Petrol

2014’ün ikinci yarısında 107$/varilden 55$/varile gerileyerek halihazırda 2008 sonrasındaki en keskin düşüşü kaydeden petrol fiyatları, 2015’in büyük bir kısmında NYMEX’te 40-60$/varil bandında işlem gördü ama yılın son ayında 40$/varil eşiğinin de altını kırdı. Aralık ayındaki son seviyeler, 2009’un başından bu yana görülen en düşük seviyelere işaret ediyor.

Sadece NYMEX değil, Brent vadeli petrol kontratları da Aralık ayında 40$/varil psikolojik eşiğinin altına geriledi ve Brent’in NYMEX’e kıyasla geleneksel olarak taşıdığı prim ortadan kayboldu. Bazı analistlere göre, ABD’nin 40 yıl sonra petrol ihracat yasağını kaldırma kararı bu durumda rol oynadı.

İran üzerine uygulanan yaptırımların çok yakında kaldırılacak oluşu nedeniyle dünya genelinde petrol arzının artmaya devam etmesi bekleniyor. Zira İran, yaptırımların kaldırılmasını takip eden 6 ay içerisinde üretimini 1 milyon varil/gün kadar kademeli olarak artırmayı hedefliyor.

Petrol fiyatlarının bu zayıflığı, Amerikalı kaya gazı üreticilerinin finansal durumlarını da olumsuz etkilemiş bulunuyor. Zira petrol ve gaz şirketleri genelindeki iflasların 2008 krizinden bu yana en yüksek seviyelere çıktığı bildiriliyor. Aynı nedenden dolayı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) 2015’te petrol yatırımlarında – özellikle ABD ve Brezilya gibi maliyeti yüksek olan bölgelerde – %20’den fazla bir düşüş bekliyor.

Makro-ekonomik faktörler

Özellikle yükselen ekonomilerin para birimlerinin ABD doları karşısında mütemadiyen devalüe olması petrokimya piyasalarında – özellikle ticareti olumsuz etkilediği için – oldukça önemli bir gelişmeydi. Fed’den yılın büyük bir kısmı boyunca faiz artışı beklenirken, nihai karar Aralık ayında alındı. Lakin etkisi bütün bir yıl boyunca kurlar üzerinde kendisini gösterdi.

Euro, ABD doları karşısında yıl içerisinde %12 değerinde bir değer kaybı yaşarken, 2015’i bir miktar toparlanarak %9’luk bir kayıpla tamamladı. Türk lirasındaki değer kaybı ise %33’e kadar ulaştıktan sonra, bir miktar gerileyerek yıl sonunda %27 civarına geldi. Çin’in Merkez Bankası da Ağustos ayında beklenmedik bir hareketle yuanı 3 gün üst üste devalüe etti. Bu da dünyanın ikinci büyük ekonomisinin zayıflığına dair önemli bir sinyal olarak yorumlandı.

Ekim ayında Çin’den daha karamsar haberler geldi. Ülkenin 3.çeyrek GSYH’sı 2009’un ilk çeyreğinden bu yana ilk kez %7’nin altına geriledi. Bu açıklamayı, yine Çin Merkez Bankası’nın yavaşlayan ekonomiyi canlandırma amacıyla faiz oranlarını yeni rekor seviyelere düşürme kararı takip etti.

Çin’in hız kesen ithalatları ve petrol fiyatlarındaki çakılma Asya’dan verilen navlun ücretleri üzerinde de kendini hissettirdi. Zira Türkiye’deki oyuncular yılın ikinci yarısında Asya’dan navlun ücretlerinin 5-10$/tona kadar gerilediğini bildirdi.

Çin’in artan kömür bazlı PP kapasiteleri

Çin, yeni tesislerin faaliyete geçmesiyle birlikte daha fazla kömür bazlı kapasite eklemeye 2015’te de devam etti. Bu durum özelikle PP piyasasında etkili olmaya devam ederken, yurtiçi PP fiyatları 2015’in büyük bir kısmı boyunca Çin’deki ithal fiyatlar ile aynı seviyelere ve hatta ithal fiyatların altındaki seviyelere geriledi. Aynı nedenden ötürü, hem Asya hem de Orta Doğu’da yılın ikinci yarısında PP fiyatları PE’ye kıyasla daha fazla bir düşüş kaydetti.

Tüm bunlara bağlı olarak, Çin malı kömür bazlı PP yıl içerisinde birkaç kez Güneydoğu Asya pazarında kendini gösterdi. Ayrıca Çin’in ithal tedarikçileri de yeni ihracat rotaları aramaya başladıklarını kaydetti. ChemOrbis İthalat İstatistikleri’ne göre, Çin’in Ocak-Kasım arasındaki homo PP ithalatları da yıllık bazda %7’lik bir düşüş gösterirken, bu veri ülkenin PP ithalatlarına karşı azalan iştahını da teyit ediyor.

Avrupa’daki ciddi üretim sorunları

Avrupa poliolefin pazarları 2015’in ilk yarısında önemli sayıda üretim sıkıntıları ile sarsıldı. Ineos, Sabic, Borealis, Total, LyondellBasell ve Versalis’in de aralarında bulunduğu çok sayıda büyük üreticiden birbiri ardına olefin ve poliolefinler için fors majör açıklamaları geldi. Söz konusu tedarikçilerin yokluğundan kaynaklı ciddi tedarik sorunları bölge genelinde Temmuz’a kadar birkaç ay boyunca art arda üç haneli artışlara zemin hazırladı. Takip eden üç ayda ise, bir düşüş yaşandı. Ancak bu da Kasım ayında yeniden ortaya çıkan üretim sorunları nedeniyle tersine döndü ve Avrupa yılın son iki ayını fiyat artışlarıyla kapadı.

Avrupa’daki sayısız fors majör açıklamaları nedeniyle tedarik sıkışırken, bu durum bölgeye ithalatları çekti. Öyle ki Türkiye’deki tüccarlar, daha iyi netback elde edebildikleri gerekçesiyle kotalarını Avrupa’ya yönlendirdiklerini kaydetti. ChemOrbis İthalat İstatistikleri’ne göre, İtalya’nın ilk üç çeyrekteki polimer ithalatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla %5’lik bir artış gösteriyor. Bu da Avrupa’nın uzunca süren tedarik sıkıntıları nedeniyle artan ithalat ihtiyacını teyit ediyor.

Nafta/etilen

Asya’da etilen, Güney Kore ve Japonya’daki yaygın bakım sezonları nedeniyle yılın büyük bir kısmı süresince oldukça sıkışık seyretti. Bu da, 2015’in Nisan ve Temmuz aylarında etilen ile nafta arasındaki farkın rekor seviyelere tırmanmasına zemin hazırladı. Her ne kadar spot etilen fiyatları Temmuz’dan sonra Eylül ortasına kadar gerilediyse de, aynı sıkışık tedarik faktörü Asya’da etilenin – petroldeki rekor düşüşlere rağmen – mütemadiyen artmasına yardımcı oluyor. Shell’in Singapur krakerinde Aralık ayında fors majör ilan ettiği ve bu fors majörün üç ila 6 ay kadar sürebileceği yönündeki haberler de Asya’daki sıkışık tedarik kaygılarını iyice pekiştirmiş durumda.

Spot etilen fiyatlarının gücü öyle belirgin ki, Aralık ayında Çin’e verilen ithal YYPE ve LAYPE fiyatları etilen fiyatlarının altından işlem gördü. Bu da etilen ve PE pazarlarının yaşadığı dengesizliğin önemli bir göstergesi olarak addedildi.

Etilenle ilgili bir başka önemli gelişme ABD’de dikkat çekti. Asya ve Avrupa pazarındaki dalgalanmalardan farklı olarak, ABD’de spot etilen 2014’ün ikinci yarısında başlayan düşüş eğilimini muhafaza etti ve 2015’in neredeyse tamamında geriledi. Yıl sonuna gelindiğinde ABD’deki spot etilen pazarı 2009 başından bu yana görülen en düşük seviyeye ulaşırken, diğer bölgeler ile arasındaki farkı rekor seviyelere çekmiş oldu.

Şirket haberleri ve (yeniden) pazara giren menşeler

INEOS ve Solvay’in INOVYN ortak girişimini 1 Temmuz itibarıyla resmi olarak hayata geçirmesi, Avrupa PVC piyasasının yeniden şekillendirilme sürecinde bir mihenk taşı konumunda bulunuyor. Ayrıca yıl sonu gelmeden, Dow Chemical ve Du Pont’un birleşme kararı alması da yıllardır bir konsolidasyon sürecinden geçen petrokimya piyasaları için oldukça önemli bir gelişme.

Bu arada, Borouge 3 krakeri ve PE-4 tesisinin faaliyete geçişini takiben, 2015 süresince Asya ve Türkiye’deki oyuncular söz konusu tesisten AYPE tekliflerinin pazara girmeye başladığını bildirdi.

Birkaç gün sonra yaptırımların kaldırılmasını takiben İran’ın pazara dönüşü de petrokimyalar için ticaret akışındaki dengeleri değiştirebilir. Zira İran daha fazla projeye yatırım yapma kararı alırken, özellikle Avrupa’ya ihracata odaklanmayı planlıyor.
Ücretsiz Deneyin