Skip to content

Filtreleme Seçenekleri
Metin :
Arama Kriteri :
Bölge/ülke :
Ürün Grubu/Ürün :
Haber Türü :
Favorilerim:
 

Plastik dünyası ChemOrbis Avrupa Petrokimya Konferansı’nda buluştu

ChemOrbis Editör Ekibi - content@chemorbis.com
  • 27/11/2015 (10:23)
ChemOrbis Avrupa Petrokimya Konferansı, 26 Kasım 2015 tarihinde Hilton Amsterdam Hotel, Hollanda’da gerçekleştirildi. Aralarında işleyiciler, distribütörler, tüccarlar, polimer üreticileri ve sektörde faaliyet gösteren diğer şirketlerin de bulunduğu plastik dünyasının önde gelen oyuncuları son piyasa eğilimlerini masaya yatırdı.

ChemOrbis Avrupa Petrokimya Konferansı’nın ilk oturumunu, Wood Mackenzie’den Patrick Kirby, “En çok tercih edilen kimyasal ham madde nedir? Neden?” isimli sunumuyla açtı. Petrol piyasaları halen zayıf seyrederken, talebinse arttığını ve global ekonominin gerilemede olmadığını belirten Kirby’e göre, tüm bunlar petrol fiyatlarının çakıldığı 2008 yılına kıyasla farklı bir görünüm oluşturuyor. Petrol fiyatları 2016 yılında dengeye kavuşacak, zira süregelen zayıf talep, OPEC dışı ülkelerin petrol üretimine ket vurmaya başlayacak.

Nexant GmbH’den Dr. Michael Emmelius, Orta Doğu’daki petrokimya ve polimer sektörleri ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Emmelius konuşmasında, gerileyen petrol fiyatlarının, nafta parçalamadaki rekabetin ciddi miktarda iyileşmesini sağladığına, alternatif ham maddelerin değerlendirilmesi konusunda ise belirsizlik yarattığına dikkat çekti. Bu arada, Emmelius, yatırımlar sayesinde Çin’in propilen ve PP konusunda kendi kendisine yetecek konuma geleceğini kaydetti. Bunun sonucu olarak, Orta Doğu’dan Çin’e PP ihracatının 2016’dan 2020’ye dek bir hayli düşmesi bekleniyor.

Emmelius, Orta Doğu’daki poliolefin talebinin çoğunun Türkiye’den geldiğini belirtti. Türkiye’yi Suudi Arabistan ve 2016 başı itibarıyla üzerindeki yaptırımların kademeli olarak kaldırılacağı İran izliyor. Nexant, İran petrokimya sanayisinin, yaptırımlar öncesi dönemdeki seviyelere yaklaşık 3-4 yıl içinde döneceğini tahmin ediyor.

Jam Polypropylene Company Ticaret ve Yönetim Müdürü Kambiz Mirkarimi, yaptığı sunumda İran’ın 180 milyon ton/yılı bulan muazzam miktarda yeni kapasiteleriyle 2025 yılı itibarıyla Orta Doğu’daki en büyük petrokimya üreticisi olacağını ifade etti. İran ham maddelere kolayca erişebiliyor ve dünyadaki en büyük gaz rezervi ile en büyük dördüncü petrol rezervine sahip. Mirkarimi, İran’ın toplamda 4 milyon ton/yılı bulan yeni kapasitelerini faaliyete geçirdikten sonra, global PE kapasitesindeki payını 2017 itibarıyla artırmayı planladığını kaydetti. PP için ise, ülkenin 2017 itibarıyla 750.00 ton/yılllık yeni bir kapasiteyi faaliyete geçirmesi bekleniyor.

SIBUR Ana Polimerler Üst Düzey Yöneticisi Andrey Zotov, sunumunda Rusya’nın poliolefin endüstrisinin olumsuz ekonomik göstergelere karşın büyüme eğilimini koruduğunu belirtti.

Rusya’nın toplam PP kapasitesi 2007 yılından bu yana %148 oranında arttı. Ülkenin toplam poliolefin kapasitesi şimdilerde 3 milyon/yılı aşmış durumda. 2014 ve 2021 yılları arasında, BDT’de PE piyasasının yıllık bazda %2,8 büyüyeceği öngörülüyor. PP için ise yıllık ortalama büyüme oranının %4,2 olacağı tahmin ediliyor. Zotov, Rusya’nın gelecek yıllarda net bir PP ve PE ihracatçısı konumuna geçeceğini dile getirdi ve ülkenin ihracatının Avrupa, Türkiye Çin odaklı olduğunu sözlerine ekledi.

Boston Consulting Group’tan Udo Jung, sunumunda global petrokimya sektörlerini etkileyen eğilimler üzerinde yoğunlaştı. Çin’e istinaden, Jung kömür bazlı malların gerek etilen gerekse propilen üretiminde pazar payını çoğaltacağını belirtti. Fiyat ve karlılığın ise petrol-kömür arasındaki farka bağlı olacağını ifade etti. Jung şöyle devam etti: “Çin, global petrokimya ve kimyasal talebinin ardındaki başlıca itici güç olmaya devam edecek. Diğer yandan, ham maddeler bakımından kendine yeter olmaması ve ithal naftaya bağımlı oluşu, Çin için maliyet anlamında dezavantaj yaratıyor.”
Ücretsiz Deneyin
Üye Girişi